Müzik: RichaadEB - Licht und Schatten
Bilmiyorum, hangi yöne gitse insan, sanki o yöne gidecekmişte, geri dönememiş; istese yapamamış, yapmışsa istemiş; olmuş, olacakmış ve olmuşlarla adım atarken bazı anlamları anlamıyor/um.
Bilmenin verdiği elem, sunduğu elek, karıştırdığı siniye; sunarken bahşı elleriyle, kopan bir şey olur, birşey gider. Giderse şey, şey gelir; şey ölür, kalır şey.
Bilmiyorum ki hangi semtin madarasıyım ben
Elimi attığımda bir toprak kurumasa şayet
Kan ve irin kusar bulutlar başımdan aşağıya
Başım ağrır sonra dinmez
İnmez hiç yolda ayaklarım hep kaldırım, dırım
İnme iner gitmez, sinme iner gitmez, gitmez
Uyuşur, burkulur, kırılır, birşey düşer gitmez
Dursun zaman, aklımı al git başımdan, kalsın
Alsın, aksın, o zaman yegane sen kalırsın
Haramlardan geçtim, kaldı başım kabakta
Lasakta olmaz, olmaz mı sakınmasakta ol
-Maz, hazlansa endişe her olmaz mı sen de
Bellemekle olur: bilmek öğrenmeye, öğrenmek bellemeye, belleme ise istimrara gebe. Bunlardaki eksiklik, ne bilgi(katî) sunar insana, ne insan lezzet alır anından. Çünkü ibn-ül vakt değilse insan ya "vaktâ" ki der inler, güler keza, yahutta "viktince" der ki, vakit ince, kalın; zaman dar bir yol, yol da akım, akımda sine, lahza ve asır diye ayrım yapar, yaşar, düşünür, didikler didikler...
Arşınları aklın kaşıklar, aşık atamaz akıl akılla, akıl aklı tamamlar; yarım yarımı, nasıl ki yarın yarını, can cananı...
Hangi yöne gidilmeli şimdi?
Yorumlar
Yorum Gönder