Yollar, yollar ve yol. Bazen hüznü barındırırken insandan bir şeyleri alıp, bir şeyler vermeyi vadedendir. Hayat kendi kurallarıyla kendi ev sahipliğini yaparak ağarlarken sofradan kimin kalkmasının gerekliliği konusunda ne en yaşlısı ne en genci olarak karar vermediğine göre, nasıl bir mekanizmayla inşasını bize izhar eder? Ne der? Soluğun ensemizde hissedilmesi her an, anbean, her zerrede esrarın mihengini bütün duyularımıza ünleyerek kendi sesini ve götürmek isterken bizi, bizim istemediğimiz herhangi bir yer olsa dahi. Bir yol var ve fakat sonunda uçsuz bucaksız bir kıyı ve şeridinde herhangi bir sınır barındırmayan. Bir yol var ve ancak, fakatlara takılı kalmış, debdebe içerisinde boğarken kendini, kendiyle birlikte, beraberliği de götüren, buna asla bir katre de olsa göz yaşı dökmeyen, dökmeye çalışanın varlığını bilip, herhangi bir hisle arkasına dönüp baktığında kimseyi göremediğini anladığında, anlamın izharında habis bir şey olduğunu bilerek "elbet bir hinlik vardır sen...