Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ekim, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

NİYET II

  Bugün ise  Max Herman - Unbroken  eseri var, iyi dinlemeler ve okumalar.   Her herin, hiç hiçin anını yansıtıyorsa ve var varın, yokta yokun, bir ölüm olur. Geri kalan herşey gider zamanla. Zaman alır bizi bizden ve vericidir bizi bize. bunlar demek oluyor ki: her şeyin, iki yüzü var, var elbet. Çünkü zıttıyetin isbatı zamanında olmakla meşhur. Ve bunlardan bazıları var ki, aşk gibi zıttı nefretle bilinse de bu olsa olsa ğalatı meşhurdur. Aşkın zıttı yoktur. Onu bulanın bulacağı bir şey kalmamıştır. Onu kaybedeni olmamıştır. O var ile yokun arafında kelli felli büstleriyle meşhurdur. Her ona ulaşanın resmini tasvir eder sonra onu kültleştirir. İnsanlar zıtlıkların varlığını isbat edince, isbat edeni varlığını değerlendirmek için bir put veya heykelini yapar ve diker, fakat aşk öylemi, aşkın büstü hele ki hiç.    Her birimiz ona ulaşmakla görevliyiz, tek görevimiz o, aşkınlığa erişmek, sağlam temellilik onu yok eder, bilim falan adamdan saymaz yahut hastal...

NİYET

  Bu hafta musiki olarak  Ólafur Arnalds  var, iyi dinlemeler ve keza okumalar.   Karanlık insana şöyle der: işte sen ve ben. Bu başbaşalıkta kim daha üstün görelim ve hadi savaşalım birbirimizle ve sana senin ne kadar ezik ve aciz olduğunu isbat edeyim. Sonra anla cesaretsiz, korkak, büzük ve boynunu büktüğün kibriyayı. Hisset ve hakkını ver kendinin ve karşındakinin ve boğul acziyetinin içinde ve ğark ol buhrana. Ne de olsa daha iyidir buhranla yaşamak, seninle yaşamaktansa.    Bu savaşın galibi veya mağlubu vardır. Diğer savaşlardaki gibi. Ancak bir farkla: bu savaş bir tür "otobiyografik savaş"tır. Yani, galipte kişinin kendi, mağlubta. Bu nasıl olur diye sorma! Oluyor işte ben bana yeniliyorum veya ben beni yeniyorum.   Ve diyelim ki, bu savaşta mağlup oldum kendime, peki ya bitti mi? Hayır! çünkü hayatın programlaması bunun üzerinedir. Tekrar ve tekrar yine takrar, ta ki aşıncaya kadar. Ya sonra, bitti mi dersiniz? Ve yine bitmedi. Kendi kendimiz...

UYANIŞ

  Bu hafta dinleme listemizde  Evgeny Grinko - Short Memory  var, dinlemek istersen.      Kimim'inden, neyine uzayan bu serüvende bir nükte varsa, o da: isbatın yalnızca kendimize yapıldığı. Kimse kimseye isbat için bir şey yapıyor değil; bilakis kendini kendine isbatlamak için bir yol alışı var. Bu yol alışta her engelin bir adı, ayrı ayrı cismi, hacmi ve kütlesi mevcut. İşte bu engellere kendimizde dahiliz. Yani kendimizi kendimize isbat etmeye çalışırken engel olanlardan biri de kendimiziz.    Kendimiz derken, anksiyete bozukluğumuz olduğunu söylemiyorum. O ayrı bir olgu, ancak bu daha ayrı bir olgu. Şöyle düşünebiliriz: alışkanlıklarımız mesela alacağımız yollarda genellikle engeller onlardır. Uzun ve sağlıklı yaşamak için spor yapıyorum aynı zamanda sigara içiyorum gibi.    -mi diye düşünüyorum. Kısmen evet! Ancak şöyle bir devinimi var gidişatın: çevremiz kimliğimizi belirleyen ana etkenlerden bir tanesi, şayet bilinçli adımlarla i...

ARAYIŞ

  Belki dinleyerek okumak istersin diye ya da sonra dinlersin sen bilirsin:  Ludovico Einaudi - Logos      Bütün kimliklerin kendine has bir kodu mevcut kainatta eksiksiz ve geniş, hepsi kendi biçiminde, ancak sonsuzluk deyince akıl durmak ister önce ve yutkunur kendince, şaşar bazen sonra yoksunluğunu anlar. Bu manayı hazımsayamaz ve öylece kalakalır sonsuzluk. Ona bir işaret veririz ve isim, bütün tanımların bir ismi mevcut ve aksi(her ismin bir tanımı). Ama o oyun burada geçerli değil, çünkü burası bir istisna; bilinmeze biz isim veremeyiz, bilinmez'e "bilinmez" ismini veren el bizden üstün olmalı, çok da egoist ve kibirli olmaya gerek yok, ne de olsa sadece "insan işte" diyip geçmekte ayrı bir zulümdür; ancak pire piredir, deve de deve, insan da keza insan, yani bir damla kan ve bin endişe bileşkesi ve en ücra hazların esamesinin madarası bazen, tekdüzeliğin ansırması bazen de, bazen ise gerçeğin medarı yani hakikatin efendisi, derken işte üst insan: astları...