İstanbul'dayım, Üsküdar'da. Bir yağmur aldı oysa güllük gülistanlıktı en son, ve döndü an haşin ve ıssız hissettiren bir fırtınaya forteyle kalakaldım, kaçıştıklarını görünce insanların herhangi bir yana herhangi bir anlamsızlıkla tek anlamın ıslanmak ve sonradan bunun getireceğine inandığı şeyden, yani kendinden kaçabileceğini düşünebilen zavallılığına ve de Sen yanımdaydın. Kediydi hatta bir ara kendine kuytu bir köşe bulmaya çalışırken büzülen sığınan, yanındaki bir tanıdığının, daha da bir tanıdık olabileceğinin başlangıcı olan o anın getirdiği sıcaklığı duyumsayayım derken tabiatın bazen acımasız olabileceğini unuttum İnsanlar haklı mıydı şimdi yaptıkları şeylerde Sen yanımdaydın. Hiç bir kuş ve martı görünmez olmuştu havada salınabilen bir o yana bir diğerine sen yanımdaydın. Ve ne yapmalıyım diye düşünüyorum Islanıyoruz bu bir şölendi, davet ya da teklif mi... Sen yanımdaydın. Sokakları da İstanbul'un bir hayli hayallerimden beni ba...