Müzik olarak: Requiem for a dream iyi dinlemeler ve okumalar.
Aklımda memnu efkarın nüveleri
Çalkantılı dünyanın çalında kan
Kan akar, damar tutar
Ama dile her şey kolay
Bir olay, hep zamanın tazeliğinde
Bir o lay, hep zam, anın kepazeliğinde
...
Bükülü kollarımla karşısındayım okyanusun. Okyanus deyip geçmez insan. Çünkü insanı çeker ve boğar, hatta yosunlaştırır zamanla, bir artık olur balıkların midesinde, kapış kapış gider. Çünkü batan geminin mallarıdır bu artık.
Onlardan sayılı olarak var, sonsuz değil elbet, fakat kim uğraşır saymaya. Kim uğraşır yoklamayla, imzayla. Var mı tabiatta insandan başka? İlk ve son türüyüz belkide. Çünkü özel ve sınırsız bir "ilim" sıfatına, bilim gözüyle bakıyoruz. Bakmalıyız da, bakılmalı hatta.
Sonra dünyamız çoğunluğu sudan, topraktan, hava falan. İnsan da keza bunlardan mürekkep, sudan, topraktan, bazen barut ve ateşten. Fakat ateşi ve barutu ayrı ayrı tutulunca su manidar, da birleşince pek işe yaradığı söylenilemez, şayet o su sevmek, hayat ve merhamet duygularını ifade ederse istisna.
Oysa genellemeler genellikle kusur barındırır. Bundan dolayıdır ya istisnalar, ve hata olmayışını isbat için kaideyi bozmaz cümlesinin konduruluşu. Kondurulur ve şöhret bulur ve dahası ün kazanır, sonra bütün herşey ona sığındırılmaya çalışılır. Bazen cümle onunla başlar, bazen onunla biter, öyle bir ün...
Bu ünün kelimede ne işi var demeyiz, biz de direk bir şeyler kondururuz altına.. aa böylemiş gerçekten falanlar, falan. Bir hakikat varsa ortada, keza aklın yolu birdir, yani anlar insanlar... Ne de olsa insanlar anlamak için varlar ve varlar, dahi anlıyorlar.
Yorumlar
Yorum Gönder