Dinlersin diye: Qlafur Arnalds - Loom
İlgi, alaka, bağ, sevgi... Ve yasalar: seveceksin, alakalanacak, ilgilenecek, bağlanacaksınlarla boğuşurken içeride, dikteye maruz kalarak ve elbette mecburiyet beyan eden bir olguyla yaklaşım, neticenin ne vereceğinin bir göstergesi olmak durumunda kalıyor. Yani, "hayır! yapmıyorum.." sonra mesele kendini niyeye, nedene terkeder. "Neden yapmalıymışım ki?"
Bu maruziyyete mazeret bina etmek kolay. Mesela: hıhlayarak omuz silkiş ve bununla gidiş. Kolay çünkü açıklanması gereken kişi dışarıda değildir, tatmin edilmesi gereken. Buranın acaba(?)sında bir gürz inmiş olsun, her yüreğin kemendinde bulunan bîgânelere ve dahi ensesinden tutulmuş ve atılmışken boğaz harbinin ortasına yani sinemden süzülürken her çıkan kelimenin indirmesi aklıma binlerce suali ve boğumlanan dilim. Elîm bir duygu, fakatında takılı kalınca soru: acaba mecnun muyum, yoksa meczub mu?...
Ah ne bu büklümlüğün getirdiği haz ve yoz, oysa yoz ve haz karşı değil mi, inan ve dosdoğru ol denilen kısımda? Öyleydi. Bilirim...
Fakat burada, şimdi. Beni de götürsen ya! Nereye diye sorarak yorma da kendini, gittiğin herhangi bir yere, beraber/birlikte, birlikle ve her zaman. Şimdi ve de sonrasında da... Bütün sonların sonlarına kadar... Noktanın sonsuzluğu kadar...
Yorumlar
Yorum Gönder